Nisan ayında açtığımız atölyemizde çeşitli kurslar düzenlemiştik ancak sadece tiyatro kursuna katılım sağlanabildi. Temmuz-Ağustos aylarında haftada iki gün ve toplam otuz iki saat süren kursumuzda tiyatroya bir giriş ve hatta bir adım atıldığını düşünüyoruz.
İnsanlığın körleştiği bu dönemde; gören, duyan ve söyleyen insanlar olma yolunda bir adım attıklarını düşünüyoruz. İki ayı aşkın süren bu çalışmamızı mini bir gösterimle sonuçlandırmak istedik. İzleyeceğiniz oyun on günlük bir çalışmanın ürünü olup günümüz Türkiye'sinde yaşadıklarımıza bir pencere olabilir mi diye düşündük.
Kursumuzun "temadan oyuna' adlı bölümünde çıkardığımız oyun, yaz sıcağında herkes kumsalda ya da evinde yatarken biz inatla tiyatro yaptığımız için temamız "tutku" oldu. Sonra bu temayı besleyecek önermeler ve yan temalar bulduk. Onları da şöyle belirledik:
"İnsanlar tutkuları uğruna sevdiklerine
zarar verir, onları yitirirler."
"İnsanlar tutkuları için yaşayıp,
savaşırlar.'
"Tutku insanı sınırlayıp, özgürlüğünü
kısıtlar."
Bu önermeleri belirledikten sonra birazdan izleyeceğiniz oyunu hazırladık. Her şeye rağmen tutkusuz kalmayın ama bu tutku insanı ve özgürlüğü barındırsın...