|
Yazar Administrator
|
|
Perşembe, 12 Temmuz 2007 |
NEWROZ 1991 DAĞLARA... ATEŞE... 1992

NEWROZDağlar... Ateşe...21 Mart 1990’da-Newroz Günü- Diyarbakır’da bir kız kendini yaktı.Kürt halkı üzerindeki baskıları protesto ediyor.“Newroz ateşi çalıçırpı ile değil, insan ateşi ile daha bir güzel yanar.”Z.Alkan’ın incecik bedeninden bir bu kaldı geriye.Bir de; “Ben bu işi bilerek ve isteyerk yaptım bu benim devlete ve düzene karşı tepkimdir.”Başkaldıran insanı selamlıyoruz Zekiye’de!..Az ötede, diğer yanımızda da bir “halk” başkaldırıyor tarihin tozlu sayfalarına, kaderine, zulme... Başkaldırıyor, yüzyılların değişmeyen gerçeğine; ölüme.Osiris’den bu yanan ölüp ölüp-diriliyor insanlar. Yaşamın üreticileri, yaşamı taşıyanlar.Bir halk artık ölümleri düğünlere çevirerek yaşıyor, varlığını haykırıyor.Selamlıyoruz...Yüzyılların mirasıdır bize tiyatro, tıpkı yaşam gibi...Ritüellerde paylaştı insanlar topluca ürettiklerini. Yeniden ürettiler birlikteliğin coşkusunu. Ritüellerde tazelelendi toplumsal bellek, aktardılar deneyimlerini. Yeniden yön verdiler tarihsel sürece ritüellerde.Bugün yaşam, başkaldırıdan ibaret, bir halk için. Başkaldırı ve ölümden ibaret...Bugün ritüel budur. Birlikte yaşayabileceğimiz tek ritüel bu.Tiyatro bir ritüel canlandırabilir yeniden.
|
|
Son Yenileme ( Çarşamba, 18 Temmuz 2007 )
|