Search


Ana Menü
Anasayfa
Çocuk Tiyatrosu
Salon Oyunları
Sokak Tiyatrosu
Forum tiyatro
Drama
Tarihimiz
Özgür Kürsü
Festivaller
Yayınlarımız
Haberler
Linkler
İletişim
Arama
Haber Başlıkları
Basından
tv ve sinema
laz marks mayıs
laz marks yargılanıyor






Anasayfa arrow Forum tiyatro arrow forum tiyatro çalışmaları arrow Ali'den Mektup Var!

Ali'den Mektup Var! PDF Yazdır E-mail
Yazar Administrator   
Cumartesi, 15 Ekim 2005

ALİ'DEN MEKTUP VAR!

1991'de kurulan ve o günden bugüne Ezilenlerin yanında, alternatif olma çabasıyla kendini var eden Canşenliği Oyuncuları, seyircisini yıllardır değiştirmeye, dönüştürmeye çalıştı. Bir çok konuda uyarılarda bulundu. Ezilenlerin örgütlenmesi gereğini, savaşa karşı taraf olmalarını istedi. Düşünen, tartışan ve kendi kaderlerini tayin edecek bir sınıf olmalarını istedi.

Değişmeye ve değiştirmeye cesareti olanlar, yaşadıklarımızın dönüştürülmesi gerektiğine inananlar, umudunu yitirmişler, kendilerine biçilen rollerden bıkanlar, hayatından memnun olanlar, ben herşeyi biliyorum diyenler, kendisiyle barışık olanlar-olmayanlar, toplumsal ve sınıfsal sorumluluğa sahip olanlar:

KATILIN DEĞİŞİN DEĞİŞTİRİN DEĞİŞELİM!


Birçok sendika, parti, üniversite, demokratik kitle örgütlerinde. Forum Tiyatro yaparak, seyircisini oynatarak tartıştıran Canşenliği Oyuncuları, şimdi de Hacıbektaş Şeniliği'nde Alevi kesiminin, güncel sorunlarına eğilerek, onlara "Ali'nin Mektubu" isimli çalışmayı hazırlamıştır.

İşte Ali'nin mektubu;


"'Benim kabem insandır.' diye yola çıkıp, dost deyip, sevi deyip büyüdük biz. 'Eline, beline, diline; aşına, eşine, işine sahip ol.' dediler. 'Birlik olalım dirlik olalım.' dediler.

'Aş bulalım, iş bulalım.' dedik göçtük köyümüzden. İş bulduk, aş bulduk ama doyuramadık çocuklarımızın bile karnını. Pantolon aldık, hırka bulamadık; Örtünemedik, üşüdük. Açız dedik gittik dost kapısına dayandık. Eline deyip, eşine deyip verdi bizi bir hırsızın kapısına. Adalet dedik, eşitlik dedik, birlik dirlik dedik. Bakma sen ona buna dedi. ekmek dedi, gömlek dedi, okul dedi. Ben aleviliğimi unuttum, aleviliğim beni. Müsahibim dört duvarın arasında; gitsen olmaz, gitmesen olmaz. Çocukları açlık kavgasında; girsen olmaz, girmesen olmaz. Baktım ki hırsıza dost, zalime hak demişim, göz göre göre yetim hakkı yemişim. Çıktım gittim bir bilenle konuşmaya. Haydar Abi şaştırdı, karım sıkıştırdı, yaşam sıkıştırdı; Olur dedik, kul hakkı yemeyiz dedik. Patron sıkıştırdı, devlet sıkıştırdı; Zalimlik etmeyiz dedik. Sistem sıkıştırdı, sendika sıkıştırdı: Erdemli olalım dedik. Kolej sıkıştırdı, kira, faturalar sıkıştırdı; Hoşgörülü olalım dedik. Şükriye sıkıştırdı, vicdanımız sıkıştırdı, kültürümüz sıkıştırdı. Bir sene oldu müsahibimi görmedim. Bir senedir Şükriye'nin yüzüne bakamıyorum. Bir sene oldu en çalışkan, en dürüst adamı benim fabrikanın. Dostu ağlattık, düşmanı güldürdük. Varın bundan gayrısını siz anlayın. Ben bana, ben Ali'ye sahip çıkamadım; geleneğime, göreneğime sahip çıkamadım. Yolumda duramadım, bir yol gösterin bana canlar. Bana bir yol gösterin!"

ALİ


Son Yenileme ( Pazartesi, 21 Ağustos 2006 )
< Önceki   Sonraki >